BİR YERİNE ÜÇ
İnsanlar var olduklarından beri birbirlerine zarar vermek, güç duruma düşürmek, hatta yok etmek için ellerinden gelen bütün kötü imkanları kullanıyorlar. Bu hal dünya kurulduğundan beri böyle devam etmektedir.
Hani bir ata sözü vardır, ata sözü der ki; “İnsanoğlu başkasının başına gelen felaketten gizlice zevk alan aşağılık bir yaratıktır. (Ama ben gene de iyimserim ki bütün insanlar böyle değildir, çok az da olsa bunun tersi insanlar da vardır.) Hele bir de ellerine bir fırsat geçip de yetki sahibi oldular mı artık tutmayın onları fenalık yapmak için en kuvvetli kozlarını oynarlar, öyle ya kendilerini nasıl ispat edecekler?
İnsanlar maçları niye canlarından çok severler? Oynayanların hünerleri marifetleri için mi? Hayır, eğer öyle olsaydı insanlar en çok sirkleri severlerdi zira oradaki göstericilerin yaptıkları marifetleri hiçbir maç oynayan kişi yapamaz. O halde niye maçları çok severler? Çünkü bu bir dayanılmaz istektir. Karşısındakini küçük düşürmek, ondan hınç almak rakibin kötü durumlara düşmesinden dolayı alınan büyük zevki tatmak insanların dünyada alabileceği en büyük zevktir. Bu yüzdendir ki insanlar aslında anlamı beş para etmez maçlar yüzünden birbirlerini öldürüyorlar. Halbuki bu hiç yüzünden değil “hınç” yüzünden insanlar bu hallere düşerler. Zira insanlar her zaman birbirlerine “hınç” ve “kin” beslerler, ister sebep olsun isterse olmasın.
Geçmiş zamanlarda kralın biri iki askeri vazifeli olarak bir yere göndermiş. Askerler gitmişler ama her nasılsa askerlerden birisi kaybolmuş
Buna fena halde kızan kral “Onu sen öldürdün” diyerek askeri idama mahkum etmiş. (O zaman idam zaten kralın iki dudağı arasında)
Tam cellat adamı asacakmış ki kaybolan asker çıkıp gelmiş. İki arkadaş birbirlerine sarılmış öpüşmüşler diğerleri de bu duruma çok sevinmişler.
Cellat iki askeri alarak kralın huzuruna çıkarmış, onun da bu durumdan çok memnun olacağını düşünüyormuş. Ama öyle olmamış tam aksi olmuş, kral verdiği haksız karar karşısında mahcup olacağına fena halde kızmış.
Birinci askeri arkadaşını kaybettiği için, ikincisini kaybolduğu için, celladı da verilen emri yerine getirmediği için öldürtmüş. Yani bir yerine üç insan ölmüş.
Buna benzer kim bilir nice olaylar olmuştur elbet ama işte görülmektedir ki kendisine verilen yetkiyi sudan sebeplerle ve kendisinin sadist ruhunu tatmin etmek için insanların ölümü için kullanmadan çekinmiyor. İşte bu da insan, deminki ata sözünün doğruluğunu tescil ediyor.
Bu dünya kuruluşundan beri hep böyle olmuş ve hiçbir zaman adil bir dünya olmamıştır. “En büyük adaletsizlik adalettedir.” Diyen boşuna söylememiş bu sözü.
Ama Allah kendisine verilen yetkiyi kötüye kullananlara ilahi adaletini er geç gösteriyor biz bunu bu kadar yaşa gelinceye kadar çok gördük.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder